Kayıtlar

Kasım, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

TAUFAN İLE YEDİ GÜN- 7: ABLAMLA BİR GÜN (FİNAL)

7 (Final): Ablamla Bir Gün Taufan düzenli ve planlı hareket ederdi. Sabah rutinleri vardı. Her gün sabah uyandıktan sonra yaptığı ilk şey gözlerini açmaktı (ne rutin ama çok planlısın Tau). İşte o gün de öyle yaptı. Ardından hemen yanındaki yatağa göz attı. "Amma da uykucusun Halilintar." dedi ve güldü. Ancak tepki alamamıştı. "Eh? Halilişko?" İşte Halilintar bunu duymaya dayanamaz ve kızmak için doğrulurdu. Ancak öyle olmadı. "Hey, Taufan bugün evde beraberiz." dedi Beste ve kapıdan içeriye gözlerini dikti (Beste'nin odası yedizlerinkinden ayrı). "Harika." diye olumsuz bir tepki verdi Taufan ama içten içe sevinmişti. Eğlenebilirlerdi. "Gempa kahvaltı hazırlamamış." dedi Beste ve gözlerini devirdi. "Onun üstüne çok yükleniyorsunuz, bu onun sorumluluğu değil." dedi Taufan onu savunarak.  "Bir şey mi dedik ya? Zaten kahvaltı etmeyi sevmem." dedi ve kıkırdadı Beste. "Haydi, bir türlü kalkamadın sende." Ard...

MAÇEVERA- 15

  Maçevera'nın ikinci sezonu ilk bölüm.  15: Yeni Bir Başlangıç "O kadar çok fast food yiyorsun ki yakında gözlerin hamburgere, saçların ise patates kızartmasına dönüşecek Blaze." dedi Ais sessiz bir tonda, kıs kıs gülerek. "Bilim bu konuda ne diyor Solar?" diye sordu Blaze asık bir suratla, Ais'i işaret ederek. "Blaze'ler kapatılsın diyor, ne diyecek?" dedi Solar bıkkın bir tonda ve yanında oturan Ais'e yaslandı. Halilintar ise, tam iki dakika elli altı saniye önce gelen mesajı düşünüyordu. "Saat 19.00'da gerçekten ciddi bir öneme sabip bir konferans olacak. Katılman hem bizim için hem de masum canlılar için çok önemli."  "Maçevera'da toplantı olacakmış. Mesaj atmışlar." dedi Halilintar yavaşça, karşılaşacağı tepkiden korkarak. "Aaa, gerçekten mi? Bizim niye hiç haberimiz yok?" diye sordu Taufan şaşkın bir ifadeyle. "Maçevera'ya hepimiz üye olduk, niye sadece sana mesaj atıyorlar?" diye s...

TAUFAN İLE YEDİ GÜN- 6: HEDİYE

6: Hediye "Serumdan nefret ediyorum." diye homurdanarak eve girdi Taufan. Evet, serum yemişti. "Tamam geçti gitti." diye sakinleştirmeye çalıştı Gempa ve gülümsedi. "Şimdi istediğin kadar film izle, zaten evde ben ve Beste dışında kimse yok." "Nasıl yani, diğerleri nerede?" diye sordu Taufan kuşkulanarak. "Ehh, play station oynamaya gittiler. Hasta olmasaydın sen de gidebilirdin." dedi Beste kasıtlı bir biçimde ve Taufan'ın tepkisini bekledi.  "Ne—" Taufan şaşkınlıkla donakaldı. "Beni serumla baş başa bıraktılar yani..." Ardından Beste'ye sarıldı.  "Boş ver, o saçma sapan oyunlardan uzak duralım." dedi Beste umursamazca (play station'dan nefret eder) ve o da kollarını kavuşturdu. Ardından kıkırdadı. "Aman be Taufan, trajedi kraliçesi gibisin."   Taufan kimseyi umursamadan oturma odasındaki koca koltuğa kuruldu. Ayaklarını yukarı aşağı salladı. Ardından kendini durduramayarak koltukta z...

TAUFAN İLE YEDİ GÜN- 5: HASTA

 5: Hasta "Hey Taufan." diye zıpladı Duri ve Taufan'ın yanına oturdu. "Geçen hafta aldığımız çikolatayı nereye koydun? Bulamıyorum da." "Sen onu yiyecek miydin?" diye sordu Taufan şaşkınlıkla ve etrafına baktı. "Belki de obur Ais yemiştir." dedi ve güldü. "Ama ben açım." dedi Duri hafifçe kızarak (Rimba göstergeleriğğğğ büyüyorsun Duricik). Ardından zıplayarak ayağa kalktı. "Yiyecek güzel bir şey buldum." dedi ve dişlerini gösterdi. Ardından Taufan'ın elini ısırdı. "Duriii, insanları ısırma." dedi Taufan ve elini çekti. "Kuduz yaaa!" diye kıkırdadı. Duri ise bağıra bağıra kahkaha atıyordu. "Bak, eğer karnım ağrımasaydı yenisini almaya giderdik." dedi Taufan. "Aaaa, karnın mı ağrıyor?" dedi Duri ve Taufan'a sarıldı. "Yani evet biraz." dedi Taufan ve yerinden kalktı. "Muhtemelen sadece tuvalete gitmem gerekiyordur." "Gempaaa, Taufan hasta olmuş!" d...

PASTELLER- 3

 3: Kraliyet Şatosu Albo valizini toplamış, Raya ile dışarıya çıkmıştı. Ağır valizi kaldırarak, yıllardır yaşadığı eve göz attı. Şimdi burayı terk mi edecekti? Üçüzlere son bir kez sarıldı, ardından kraliyet uçağına bindiler. Bu onun için zor anlardan sadece biri olacaktı. Yedi saat süren yolculuğun ardından uçak onları güvenli bir çıkış bölgesinde indirdi. Biraz yürümenin ardından şato çevresine ulaştılar. "Haydi, askerler bizi görmeden içeri girmeliyiz." dedi Raya ve bir ağacın arkasına saklanırcasına adım attı. "Burada bir gizli giriş var." Albo, Raya'yı takip etti ve yerin altından geçen gizli girişe adım attı. Tozlu ve karanlık giriş bölgesinden kraliyet kalesinin içerisine giriş yapabilmişlerdi.  "Burası gelmediğimden beri ne kadarda değişmiş." diye fısıldadı Albo. "Evet, askerlerin atakları için önlem alındı." dedi Raya neşeyle. "Ben asker olaylarını henüz bilmiyorum." dedi Albo ancak Raya cevap vermedi. Ardından yanlarından ...

PASTELLER- 2

 2: Raya "Albo neden bugün bu kadar huysuz?" diye sordu Ciyana, ablasının odasına anahtar deliğinden bakarak. "Her zaman soğuk davranıyor biliyorum. Ama bugün 'çığırmayın' diye seslenmeleri dışında odadan dışarı adım atmadı." "Kendine gelen mektuptan dolayı mutsuz. Ailesinin yanına dönmeyi istiyor." dedi Merin sakince. "Mektupta bir süre daha beklemesi gerektiği yazıyor. Çünkü okudum." "Ona gelen mektubu okuman doğru değil." dedi Ciyana normal bir ses tonuyla. "Ayrıca ailesinin yanına dönmeyi istediği ne malum?" "Günlüğünde öyle yazıyor." dedi Merin kollarını bağlayarak. "Evet, onu da okudum." Ciyana dehşete düşerek, geriye doğru birkaç adım attı ve koşmaya başladı. Evet, günlüğünü saklamaya gidiyordu. "Mektupçuuuu!" diye bağırdı Hiral, pencerenin başından. Ancak her zamankinin aksine bir hareket olmamıştı. "Mektupçu bize doğru geliyor. Yanlış alarm, komşuya gidiyor. Komşunun köpeğini...

TAUFAN İLE YEDİ GÜN- 4: ACI TATLI

 4: Acı Tatlı "Ding dong" sesi, ardından Blaze'in kapıyı açmak için attığı adımlar. Taufan'ın sinirli görünen mavi gözleri, ayaklarını vura vura merdivenleri çıkması ve çat—odanın kapısını çarpmıştı. Olay var millet. Taufan eve oldukça huzursuz bir tavırla girmişti. Ardından odasına çekildi—yani, kapıyı çarparak. Nefes nefese kalmıştı. Yatağının üstüne oturdu. Yorganı yırtarcasına kaldırdı ve tırnaklarını saplamak istercesine burdu. "Hayır, nefret ediyorum!" diye bağırdı. Derken çat diye kapattığı kapı, daha yumuşak bir şekilde açıldı. Kestane rengi gözleriyle, gelen Gempa'ydı. Taufan 180 derece dönerek hal ve tavrını değiştirdi. "Eh, Gem... Odadan çıkabilir misin? Yalnız başıma eğleniyordum da." diye yalan söyledi. "E tabi burası benim de odam." dedi Gempa sakince (yedizlerin hepsi aynı odada kalıyor. Yedi yataklı büyük bir yatak odası. Beste ise tek oda çünkü torpillim.) "Ve... Bugün neden böyle davrandığını öğrenmek istiyorum ...

TAUFAN İLE YEDİ GÜN- 3: KARDEŞİM İLE

 3: Kardeşim İle Alt kısımlarında hafifçe kırıklar olan suluk dönmeye devam etti. Zeminin kayganlığı da eklenince aynı sonic gibi hızlanmıştı. Ancak her saniyede bu hız azalıyordu. Azadı, azaldı... "Beste, Solar'a soruyor." diye haykırdı Duri, hafifçe zıplayarak. "İşte bu harika. Seç bakalım Solar, cesaret mi yoksa cesaret mi?" diye sordu Beste her zamanki heyecanıyla. "Doğruluk tabi ki." dedi Solar rahatlıkla. "Hey, cesaret mi yoksa cesaret mi dedin sen?!" "Doğruları söylemediğin için bu anlamsız olurdu." dedi Beste. "Böyle sorarak seçimini cesarete yönlendiriyorum. Hadi camdan atla." "Yapmak zorundasın Solar." dedi Duri, masanın tepesine tünemiş onları izliyor, bir taraftan da hakemlik yapıyordu. O masumca, "Oyun kuralları böyle." derken ikisi de kıs kıs gülmeye başladı. "Hadi bu turu atlayalım." dedi Taufan barışçıl bir şekilde ve bu turu engellemiş oldu. Ardından Beste'nin kırık suluğu...