TAUFAN İLE YEDİ GÜN- 7: ABLAMLA BİR GÜN (FİNAL)

7 (Final): Ablamla Bir Gün

Taufan düzenli ve planlı hareket ederdi. Sabah rutinleri vardı. Her gün sabah uyandıktan sonra yaptığı ilk şey gözlerini açmaktı (ne rutin ama çok planlısın Tau).

İşte o gün de öyle yaptı. Ardından hemen yanındaki yatağa göz attı. "Amma da uykucusun Halilintar." dedi ve güldü. Ancak tepki alamamıştı. "Eh? Halilişko?"

İşte Halilintar bunu duymaya dayanamaz ve kızmak için doğrulurdu. Ancak öyle olmadı.

"Hey, Taufan bugün evde beraberiz." dedi Beste ve kapıdan içeriye gözlerini dikti (Beste'nin odası yedizlerinkinden ayrı).

"Harika." diye olumsuz bir tepki verdi Taufan ama içten içe sevinmişti. Eğlenebilirlerdi.

"Gempa kahvaltı hazırlamamış." dedi Beste ve gözlerini devirdi.

"Onun üstüne çok yükleniyorsunuz, bu onun sorumluluğu değil." dedi Taufan onu savunarak. 

"Bir şey mi dedik ya? Zaten kahvaltı etmeyi sevmem." dedi ve kıkırdadı Beste. "Haydi, bir türlü kalkamadın sende." Ardından arkasında sakladığı su tabancasını çıkarıp Taufan'ın yüzüne su püskürttü ve koşmaya başladı.

"Ağağağğ, Besteeeğğ!" dedi ve arkasından koşmaya başladı Taufan. Tabii daha avantajlı bir şekilde sonuçta rüzgar gücü sayesinde uçabiliyordu. 

"Suyun kaldırma kuvveti vardır. Okulda size ne öğretiyorlar?" diye kendini savunmaya çalıştı Beste. Tabii bu Taufan'ın kafasından aşağı bir kova su boşaltmasına engel olmadı.

***

"Suçluya bak." diye söylendi Beste elinde bir havluyla içeri girerken. "Kanepeye kurulmuş telefonumu kurcalıyor." Ardından telefonu elinden aldı.

"Hayır ama almaa, daha mesaj atıyordu..." diye itiraz Taufan surat asarak. Bazen WhatsApp'a girip Beste'nin arkadaşlarıyla yazışıyordu. Bu Beste'nin arkadaşları için normal bir durum haline gelmişti. "Ve... Sormayı unuttum. Diğerleri nereye gittiler?"

"Ne bileyim." dedi Beste. "Sabah uyandığımda yoktular."

"Bir anda kayboldular ve sen bunu umursamıyor musun?" dedi Taufan garipseyerek ve kaygılanarak ayağa fırladı.

"Ehh, evet." dedi ve gözlerin kapattı Beste. Ardından Taufan'ın telaşını kırmak için kıkırdadı. "Sizi özgür bırakan bir ablanız olduğu için şükretmelisiniz."

"Ahh tabii, ne abla ama." dedi Taufan ve o da kıkırdadı. Birkaç saat böyle geçti. Ardından evin kalan altı kişisi eve geldi.

"Hazır mısınız bak, açıyorum kapıyı." dedi Solar hepsini süzerek, bir eliyle kapı kolunu tutmuştu.

"Bence evde üçüncü dünya savaşı koptu." dedi Ais. "Hem de yastıkla."

"Her şey olabilir." dedi Solar heyecanlı bir şekilde ve kapı kolunu indirdi. "Ağağağğağ."

"Merhaba okurlar merhaba!" diyerek el sallamaya başladı Blaze. "Ben grubun iyi bir üyesi olarak—evet, en güçlüleri benim."

"Blaze, sen ne yapıyorsun?" diye sordu Gempa tuhaf bir bakış atarak ve evi toplamaya koyuldu. Gerçekten de çok dağılmıştı. Mutfakta yanıklar, yerde tahtalar hiç normal değildi.

"Gempa bizim annemizdir ve bazı şeyleri fark etmeyebilir." dedi Blaze ve zıplamaya başladı. "Taufan ile yedi günün sonuna geldiniz. Eminim ki bir gün Blaze ile yedi gün diye bir şey de yaparlar."

(Y: Bunu yapmayacağız dostum

E: Neeee, hani yapacaktık?)

"Ne saçmalıyorsun kibrit çöpü?" diye homurdandı Halilintar. "Ne Taufan'ı?"

"Emin ol, benim sezgilerim çok güçlü. Bu bir seri ve bu da son bölümü. En güçlüleri olduğumu kanıtlamak için son şansım." dedi Blaze ve ellerini yukarı kaldırıp ateş gücünü kullandı. Böylece ev külle kaplandı.

"Blazeeee!!!!!"

Son.

Hacebar.

Sizce iyi bir izlenim bıraktı mı? Ahh BLAZE her şeyi maf ediyorsun. Bla bla bla.

Editör: Embéria Aéris (kiranafuychi.com). Editörün yazdığı versiyonunu kiranafuychi.com'dan okuyabilirsiniz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MAÇEVERA

MAÇEVERA- 2

MAÇEVERA- 14 (FİNAL)