Kayıtlar

BİR NİSAN- YEDİZLER

İşte 1 Nisan sabahı, Blaze'in coşacağı o gün. "Gempa, ben açım." diye iç çekti Blaze. "Blaze efendi. Bugün neyin nereden çıkacağı belli olmayan bir gün. Karabibere uzansam bir tuzakla karşılaşacağımdan şüpheliyim." dedi Gempa ve şüpheyle gözlerini kıstı. "Ne alaka yaa!" diye homurdandı Blaze suratını asarak. Gempa 'her şeyi ben mi yapacağım' tarzında kötü bir bakış attı ve müthiş bir yavaşlıkla tabakları sofraya getirdi.  "Sonunda." diye fısıldadı Blaze ve dehşet bir hızla yemeğe gömüldü.  "Ben yumurta sevmiyorum." dedi Ais aniden. "Yemeyeceğim." "Neee??!!" diye bağırdı herkes. "Tabağı bile yiyen Ais'a ne oldu?!" "Ais, eğer bize 1 Nisan şakası yapıyorsan sadece kendini aç bırakmış olursun, haberin olsun." dedi Halilintar kollarını kavuşturarak ve sanki Ais kötü bir eşek şakası yapabilirmiş gibi ters ters ona baktı. "İyi." dedi Ais ve mutfağı terk etti. T...

YEDİZLER- RAMAZAN'A ÖZEL BÖLÜM

*İftara son yarım saat* "Oruç desen çantada keklik." diye bağırdı Blaze. "Bir de benim obur olduğumu söylerdiniz. Bakın, on sekiz gündür biraz bile acıkmadım." Blaze bu övgülü konuşmasının herkes tarafından dinlendiğini düşünüyorken, herkes farklı bir şeyle uğraşıyordu. Halilintar telefonuna bakıyor, Taufan ile Duri resim çiziyor, Solar kitap okuyor, Ais uyuyor ve Gempa yemek hazırlıyordu. "Pide bitmiş." diye seslendi Gempa. "Halilintar!" "Son yarım saat, pide bulamam." dedi Halilintar başını bile kaldırmadan. "Hem nasıl bitmiş? Daha sahurda iki tane vardı." "İftara kaç dakika var?" diye sordu Ais karnını tutarak. Yataktan yeni kalkmıştı. "Yirmi sekiz dakika elli dokuz saniye." dedi Taufan neşeyle. "Elli sekiz, elli yedi..." "Ooooo, Taufan da acıkmış." diye haykırdı Blaze. "Ben de açım." dedi Duri ciddiyetle ve Blaze'in elini tutup kendine doğru çekti. "Sen aç mısın?...

MAÇEVERA- 21

 21: Halilintar odanın kapısını açtığında, beyaz bir ışıkla karşılaştı. Bu ışık Duri gücünü bir günlüğüne kullanamadığı zamanki ışık ve kendisinin çıldırmadan önce gördüğü ışıktı. Nefesini tuttu ve kamaşan gözlerini kapattı. Gözleri kapalı bir şekilde odanın içine doğru ilerledi. Ardından gözlerini açtı. Girişin aksine, içerisi daha ferahtı.  "Hoş geldin Halilintar." dedi ince ama ciddi bir ses. "Se-sen, Açelya—!" diye haykırdı Halilintar ve sesin ne taraftan geldiğini anlamaya çalıştı. Oysaki ortalıkta ne biri, ne de sesi iletebilecek bir hoparlör yoktu. "Açelya mı?" dedi ses şaşkınlıkla ve kocaman bir kahkaha attı. "Anlamadın mı Halilintar, hala anlamadın mı? Cidden bu kadar saf mısın?" "N-nasıl yani?" diye kekeledi Halilintar. "Hala bunu sorarken titriyorsun." dedi ses. "Ama doğru, tüm ajanlar beni Açelya olarak bilir. Ve evet ben Açelya'yım." Halilintar bir an için sevinmişti ama neden olduğunu anlayamamıştı....

MAÇEVERA- 20

 20: Açelya'nın yeni Necat çıkması üzerine, hızlıca bir plan yaptılar. Ardından planı uygulamaya koyuldular. Duri ile Halilintar Açelya'nın dikkatini dağıtırken, Taufan ile Emily her şeyin yolunda gitmesini sağlayacak, diğerleri de kapı önüne tuzak kuracaklardı. "Merhaba Açelya." dedi Duri odaya girerken. "Bugün nedense canım çok sıkıldı ve Halilintar'ı da kapıp seni o-oyalama—pardon, dilim sürçtü- seninle oynamaya geldik." Halilintar çaktırmadan Duri'nin ayağına bastı. "Oyun mu? Ne oyunu?" diye sordu Açelya sakince, yeni Necat için fazla sakin görünüyordu. "Ta-tabii ki—" diye başladı Duri. "Aslında bir konu hakkında konuşmak istiyoruz." diye sözünü kesti Halilintar. Oyalamak için bile olsa, oyun oynamaya katiyen karşıydı. "Öyle mi istiyorduk?" dedi Duri gözlerini kocaman açarak. "Bence oyun oynamak istiyoruz." "Hayır." dedi Halilintar sertçe, ardından garip bir şekilde titredi. Kimseye bir ...

MAÇEVERA- 19

 19: Halilintar dizlerini bükmüş, Sazlık mahallesindeki tozlu bir evin önündeki çamurlu araziye oturmuştu. Eve böyle gitmenin Gempa'dan fırça yemek demek olduğunu biliyordu ama oturmalıydı. Çünkü olanları en iyi böyle düşünüp algılayabiliyordu. "Gence bak... Evladım, Allah uzun uzun bacak vermiş, kalk hareket et, oyun oyna." dedi bir adam evden çıkarak. Halilintar ise sessiz kalmayı sürdürdü. "Bizim oğlanı susturmaya çalışırken,  bu çocuğun ağzını bıçak açmıyor..." dedi adam ve Halilintar'ın önüne geçti. Eliyle kafasını sağa sola salladı. "Yok yok, senin çocuk olduğuna hayatta inanmam. Kaç yaşındasın?" Adam, Halilintar'ın suskunluğundan keyif almıştı. Kendi kendine kıkırdadı. "Ne oldu, hadi söyle. Aşk hayatın mı bitti?" "Olabilir, belki de hiç başlamamıştır..." dedi Halilintar mutsuzca. Adamın kızdırmak için söylediği söz cevap bulmuştu "Senin dilin mi var?" diye sordu adam şaşkınlıkla ve eliyle Halilintar'ın a...

BLAZE İLE YEDİ GÜN- FİNAL: ÇİÇEK

Final: Çiçek "Aisss, ne yaptığıma inanamayacaksın!" diye bağırdı Blaze büyük bir coşkuyla ve sınıfın ortasında zıplamaya başladı. "Hıhı..." dedi Ais sinir bozucu bir ses tonunda. Çantasını toplamakla meşguldü. "Öğretmenler odasında bizim hoca sınav kağıtlarını okuyordu. Kaçak yollarla Solar'ın sınav kağıdındaki tüm cevapları sildim. Solar ilk defa bir sınavdan 0 alacak!" diye çığlık attı Blaze. Nefes nefese kalmıştı, hıçkırarak gülüyordu. "Hıhı..." dedi Ais sakince ve çantasını sırtına taktı. "Harika öyle değil mi?" diye zıpladı Blaze, neden sonra gözü arka sıralara takıldı. Bir kız elinde kitapla onlara bakıyordu. "Sen tüm dediklerimi duydun mu?" "Evet..." dedi kız hafifçe korkarak. "Bunu birine söylemezsin öyle değil mi?" diye sordu Blaze, telaşla kollarını sallıyor, denizden çıkmış balık gibi çırpınıyordu. "Bana dokunmayan yılan bir yıl yaşasın." dedi kız hafif sırıtarak. "Bu durumda y...

MAÇEVERA- 18

 18: Halilintar, dört kişilik bir masada tek başına oturuyordu. Yalnız ve sessizdi. Tam kafa dinlemeye fırsat bulmuştu ki... "Sana huzur yok ki Halilintar!" Bu sefer Açelya değil Taufan'dı. Yanındaysa, henüz sesini çıkarmayan Emily duruyordu. Taufan kızı omuzlarından tutarak sarstı. "Çabuk Emily, saçma sapan bir espri yap. Onu rahatsız etmeliyiz!" "Tamamdır." dedi Emily ve sinsi bir nefes aldı. "Bir arabaya nasıl dört fil sığ—" Ardından sözünü bitiremeden, büyük bir kahkaha tufanı koptu. Emily ile Taufan yüksek sesle gülüyorlardı. "Komik değil." dedi Hallintar ve geri çekildi. "Müsade edin de geçeyim." Nani nani nani! "Bu sesi hanginiz çıkarıyor?" diye sordu Halilintar bezgin bir ifadeyle. "Biz ses çıkarmıyoruz, alarm çalıyor." dedi Taufan hoparlörü göstererek. Ardından yer sallanmaya başladı. "D-deprem mi oluyor?" "Koşsana hava kafalı!" diye çıkıştı Halilintar panikten kaynaklanan b...