MAÇEVERA- 19

 19:

Halilintar dizlerini bükmüş, Sazlık mahallesindeki tozlu bir evin önündeki çamurlu araziye oturmuştu. Eve böyle gitmenin Gempa'dan fırça yemek demek olduğunu biliyordu ama oturmalıydı. Çünkü olanları en iyi böyle düşünüp algılayabiliyordu.

"Gence bak... Evladım, Allah uzun uzun bacak vermiş, kalk hareket et, oyun oyna." dedi bir adam evden çıkarak. Halilintar ise sessiz kalmayı sürdürdü.

"Bizim oğlanı susturmaya çalışırken,  bu çocuğun ağzını bıçak açmıyor..." dedi adam ve Halilintar'ın önüne geçti. Eliyle kafasını sağa sola salladı. "Yok yok, senin çocuk olduğuna hayatta inanmam. Kaç yaşındasın?"

Adam, Halilintar'ın suskunluğundan keyif almıştı. Kendi kendine kıkırdadı. "Ne oldu, hadi söyle. Aşk hayatın mı bitti?"

"Olabilir, belki de hiç başlamamıştır..." dedi Halilintar mutsuzca. Adamın kızdırmak için söylediği söz cevap bulmuştu

"Senin dilin mi var?" diye sordu adam şaşkınlıkla ve eliyle Halilintar'ın ağzını açtı. "Aha hakikaten var!!" 

Halilintar gözlerini devirdi ve ayağa kalktı.

"Dur, dur, dur." dedi adam peşinden koşarak. "Seni birine benzettim. Yoksa adın Taufan mı?"

"Hayır, Taufan benim ikizim. Yani yedizim." dedi Halilintar. "Ben ise Halilintar'ım."

"Ben Şahzuvar." dedi adam gülerek. "İkizin buralara çok sık geliyor... Onun ikizi benim de ikizimdir. Anlat hadi, ne oldu?"

"Birini sevmiştim -yani sanırım- ama artık güvenmiyorum"—

***Bir gün önce***

Adam eliyle toprağa dokundu ve üzerindeki çimenlerden birkaçını kopardı. Toprağı hafifçe kazdı ve içine bir obje yerleştirdi. Kendisine doğru koşan Halilintar ve uçan Taufan'ı görünce korkarak koşmaya başladı.

Uzun bir koşuşturmacanın ardından adamı yakaladılar. Taufan aynı bir dedektif gibi fenerinden beyaz bir ışık açtı. "Söyle delikanlı." dedi sırıtarak. "Muzlu süt mü yoksa çilekli süt mü?"

"Ne saçmalıyorsun?" diye çıkıştı Halilintar ve feneri Taufan'ın elinden aldı. Beyaz ışığı önce yüzüne tuttu ve kızıl gözleri, bir hayalet gibi korkutucu bir şekilde parladı. Ardından adamın yüzüne tuttu. "Orada ne yapıyordun? Yaşanan deprem ile alakan var mı?"

"Hayır, suçsuzum ben, bırakın beni." diye itiraz etti adam çırpınarak.

"Bırak bu yalanları." dedi Halilintar hiddetlenerek. "Kim için çalışıyorsun?"

"Söylersem bırakacak mısın?" diye sordu adam ciddileşerek.

"Eğer her şeyi anlatırsan evet ama elindeki silahı kanıt olarak alırız, ona göre." dedi Taufan.

"Yaşanan depremden ben sorumluyum. Dün gece denge yöneticisine silah sıktım—bana öyle bakma, bunu yapmamı bana o söyledi."

"Kim?" diye sordu Halilintar sertçe, kuşkulanmaya başlamıştı.

"A-Açelya."

"Doğruyu söyle." diye bağırdı Halilintar sinirlenerek.

"Doğruyu söylüyorum." dedi adam ve boğazını temizledi. "O yeni Necat."

Hacebar.

Editör: Embéria Aéris (kiranafuychi.com).

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MAÇEVERA

MAÇEVERA- 2

MAÇEVERA- 14 (FİNAL)