TAUFAN İLE YEDİ GÜN- 4: ACI TATLI
4: Acı Tatlı
"Ding dong" sesi, ardından Blaze'in kapıyı açmak için attığı adımlar. Taufan'ın sinirli görünen mavi gözleri, ayaklarını vura vura merdivenleri çıkması ve çat—odanın kapısını çarpmıştı. Olay var millet.
Taufan eve oldukça huzursuz bir tavırla girmişti. Ardından odasına çekildi—yani, kapıyı çarparak. Nefes nefese kalmıştı. Yatağının üstüne oturdu. Yorganı yırtarcasına kaldırdı ve tırnaklarını saplamak istercesine burdu.
"Hayır, nefret ediyorum!" diye bağırdı.
Derken çat diye kapattığı kapı, daha yumuşak bir şekilde açıldı. Kestane rengi gözleriyle, gelen Gempa'ydı.
Taufan 180 derece dönerek hal ve tavrını değiştirdi. "Eh, Gem... Odadan çıkabilir misin? Yalnız başıma eğleniyordum da." diye yalan söyledi.
"E tabi burası benim de odam." dedi Gempa sakince (yedizlerin hepsi aynı odada kalıyor. Yedi yataklı büyük bir yatak odası. Beste ise tek oda çünkü torpillim.) "Ve... Bugün neden böyle davrandığını öğrenmek istiyorum Taufan. Bir sıkıntı mı var?"
"Her şey yolunda Gempa. Niye mutsuz olayım ki?" dedi Taufan gülümseyerek. "Sadece Blaze koşarken ayağıma bastı, o kadar ve Solar da dedikoducu teyzeler gibi gıcık ve sesiz bakışlar atıp durdu."
"Bu kadar mı yani?" diye sordu Gempa kaşını kaldırarak ve Taufan'ın yanına oturdu (e.n: anne gibi davranmaya başladı). "Peki neyden nefret ettiğini sorabilir miyim?"
"..." Taufan hiçbir cevap veremedi. Gözlerinin dolmaya başladığını hissetti. "Hayır, Taufan, erkekler ağlamaz. Yoksa yine zorbalarlar seni..." diye mırıldandı.
"Hayır, erkekler de ağlar." dedi Gempa sertçe—sanki biraz alınmış gibiydi. "Odun muyuz biz kardeşim??"
"Gempa, sen zihin okuyabiliyor musun?" diye zıpladı Taufan, düşününce bu pek de hoş bir şey değildi.
"Kırk yıllık kardeşinim. Her halde yediz teletapisini kullanacağım biraz." dedi Gempa ve hafifçe kıkırdadı.
"Kırk yıllık annemsin sen benim Gem." dedi Taufan huzurla ve Gempa'ya yaslandı. "Yine Arish ve zorbalıkları. Onun okuldan gitmesini o kadar isterdim ki..."
"Böyle zamanlarda bize söylemen gerektiğini biliyorsun." dedi Gempa ciddiyetle ama altında yalnızca şefkat yatıyordu. "Müdürle konuşabilirdik böylece o çocuk gerçekten okuldan atılabilirdi."
"Olabilirdi sanırım..." dedi Taufan, ardından gülmeye başladı. "Halime baksana, çok komiğim."
Sinirleri bozulmuştu.
"Öyle misin?" diye sordu Gempa garip bakışlar atarak. "Öyle diyorsan öyledir."
Az önce ağlayan Taufan şimdi kıkırdıyordu.
Derken odaya Beste girdi, ardından aralarına atladı. "Ne oluyor?" diye sordu ve gülümsedi.
"Gempa, lütfen hiç bir şey söyleme. Bilmesini istemiyorum."
"Tamamdır. Bu aramızda."
"Heyy, yediz teletapisini çözdüm sanırım. Bu cidden çok zevkli."
"Bizi anlayabildiğini bilmek garip doğrusu."
"Bu arada Beste'nim tokası garip durmamış mı?"
"Yo, gayet güzel bir toka, çarşıdan aldım." dedi Beste. Bu ikisinin birbirlerine garip bakışlar atmasına neden oldu.
Son
Hacebar
Beste'mi ne sandınız?
Editör: Embéria Aéris (kiranafuychi.com).
Yorumlar
Yorum Gönder