PASTELLER- 3
3: Kraliyet Şatosu
Albo valizini toplamış, Raya ile dışarıya çıkmıştı. Ağır valizi kaldırarak, yıllardır yaşadığı eve göz attı. Şimdi burayı terk mi edecekti? Üçüzlere son bir kez sarıldı, ardından kraliyet uçağına bindiler. Bu onun için zor anlardan sadece biri olacaktı.
Yedi saat süren yolculuğun ardından uçak onları güvenli bir çıkış bölgesinde indirdi. Biraz yürümenin ardından şato çevresine ulaştılar.
"Haydi, askerler bizi görmeden içeri girmeliyiz." dedi Raya ve bir ağacın arkasına saklanırcasına adım attı. "Burada bir gizli giriş var."
Albo, Raya'yı takip etti ve yerin altından geçen gizli girişe adım attı. Tozlu ve karanlık giriş bölgesinden kraliyet kalesinin içerisine giriş yapabilmişlerdi.
"Burası gelmediğimden beri ne kadarda değişmiş." diye fısıldadı Albo.
"Evet, askerlerin atakları için önlem alındı." dedi Raya neşeyle.
"Ben asker olaylarını henüz bilmiyorum." dedi Albo ancak Raya cevap vermedi.
Ardından yanlarından kısa boylu bir kız koşarak geçti "Hey Raya, yanındaki kim?" diye seslenerek koşmayı bıraktı.
"Hiç sırası değil Haiy." dedi Raya huysuzca ve kızı itti.
"Sadece sordum." diye güldü Haiy. "İkiniz de durgun görünüyorsunuz. Ve seninle tanışıp her akşam uğraşmaya gelmek için can atıyorum." Ardından koşmaya devam etti.
"O Haiy, hatırlar mısın bilmiyorum. Henüz on iki yaşında." dedi Raya (Raya 22 yaşında yani Haiy'den on yaş büyük). "Hizmetlilerin çoğusu şımardığını düşünüyor. Ama bence çok tatlı."
"Sevdiğim söylenemez." dedi Albo kısaca.
"Onun üstüne çok yüklenme. Yaşına göre iyi bir cesaret sergiliyor." dedi Raya ve güldü. "On iki kez kaçırıldı, dört kez ölümle tehdit edildi. Ama bir şekilde yine başımıza dikilmesini biliyor. Çok komik."
"Hiç komik değil." dedi Albo ancak hafifçe gülümsedi.
"Dıt dıt! Asker darbesi!" diye bir alarm çaldı.
"Tamamdır Albo, kılıcını kuşan ve benim arkamdan saklanarak ilerle. Ciddi bir konumdayız." dedi Raya ve kendi kılıcını kabzasından çıkardı.
Devam edecek...
Hacebar
Editör: Embéria Aéris.
Yorumlar
Yorum Gönder