TAUFAN İLE YEDİ GÜN- 6: HEDİYE
"Serumdan nefret ediyorum." diye homurdanarak eve girdi Taufan. Evet, serum yemişti.
"Tamam geçti gitti." diye sakinleştirmeye çalıştı Gempa ve gülümsedi. "Şimdi istediğin kadar film izle, zaten evde ben ve Beste dışında kimse yok."
"Nasıl yani, diğerleri nerede?" diye sordu Taufan kuşkulanarak.
"Ehh, play station oynamaya gittiler. Hasta olmasaydın sen de gidebilirdin." dedi Beste kasıtlı bir biçimde ve Taufan'ın tepkisini bekledi.
"Ne—" Taufan şaşkınlıkla donakaldı. "Beni serumla baş başa bıraktılar yani..." Ardından Beste'ye sarıldı.
"Boş ver, o saçma sapan oyunlardan uzak duralım." dedi Beste umursamazca (play station'dan nefret eder) ve o da kollarını kavuşturdu. Ardından kıkırdadı. "Aman be Taufan, trajedi kraliçesi gibisin."
Taufan kimseyi umursamadan oturma odasındaki koca koltuğa kuruldu. Ayaklarını yukarı aşağı salladı. Ardından kendini durduramayarak koltukta zıplamaya başladı. "Beni bırakırsınız haa... Alın işte, ben sizden çok daha fazla eğleniyorum." dedi ve kıkırdadı.
Ardından televizyon izlemeye koyuldu. Dakikalar ardı ardına ilerlerken, gözlerinin altı morarıncaya dek izledi.
*Ding dang dong*
Ve işte kapı çalmıştı. Zaten sıkılmış olan Taufan yerinden fırladı ve kapıya koştu. Somurtarak kapıyı açtı. Kızacaktı, hem de çok.
"Ah, merhaba Taufan!" dedi Duri ve sarılmak için üstüne atladı. "Hastalığın geçti mi? İyileştin mi?"
Taufan hesap sormak için on iki saniye geç kalmıştı. "Siz bensiz neden git—?" diye öfkesini püskürtecekti ki...
"Baksana, sana ne aldık? Tabii, o kadar çekimiz olmuştu ki..." dedi Blaze sırıtarak. Elindeki cırtlayan ördeği ona uzattı ve kahkaha atarak, iki kez sıktı.
"Ah, ne? Bana hediye mi aldınız?" dedi Taufan dramatik bir iç çekerek, işte bunu beklemiyordu.
"Dramatik hava kafalı." diye homurdandı ve gözlerini devirdi Halilintar.
"Yeyy, cırtlayan ördeğim olduuuğğğ!" diye bağırdı Taufan. Ardından Halilintar'a sarıldı. "Teşekkür ederimmm!" Garip olan ise, iki dakika önce ağlamaklı bir biçimde hesap soracak olmasıydı.
Halilintar geri çekildi. Bu durumdan hoşlanmamıştı. "Tamam, kes şunu. Git diğerlerine sarıl."
Ancak bu, diğerlerinin de Halilintar'a yapışmasına neden olmuştu. Yedi kişi birden. Yedi. Sarılıyorlar.
Bu Halilintar için baygınlık sabebiydi.
"Sanırım başka birileri de serum yiyecek."
Devam Edecek...
Hacebar.
Cırtlayan ördek, şu sarı ve uzun ördek oluyor. Ahh sanırım onlardan bir tanede ben istiyorum.
Editör: Embéria Aéris (kiranafuychi). Editör tarafından yazılmış halini blogunda okuyabilirsiniz.
Yorumlar
Yorum Gönder