PASTELLER- 2
2: Raya
"Albo neden bugün bu kadar huysuz?" diye sordu Ciyana, ablasının odasına anahtar deliğinden bakarak. "Her zaman soğuk davranıyor biliyorum. Ama bugün 'çığırmayın' diye seslenmeleri dışında odadan dışarı adım atmadı."
"Kendine gelen mektuptan dolayı mutsuz. Ailesinin yanına dönmeyi istiyor." dedi Merin sakince. "Mektupta bir süre daha beklemesi gerektiği yazıyor. Çünkü okudum."
"Ona gelen mektubu okuman doğru değil." dedi Ciyana normal bir ses tonuyla. "Ayrıca ailesinin yanına dönmeyi istediği ne malum?"
"Günlüğünde öyle yazıyor." dedi Merin kollarını bağlayarak. "Evet, onu da okudum."
Ciyana dehşete düşerek, geriye doğru birkaç adım attı ve koşmaya başladı. Evet, günlüğünü saklamaya gidiyordu.
"Mektupçuuuu!" diye bağırdı Hiral, pencerenin başından. Ancak her zamankinin aksine bir hareket olmamıştı. "Mektupçu bize doğru geliyor. Yanlış alarm, komşuya gidiyor. Komşunun köpeğini seviyor. Komşunun köpeği mektupçuyu kovalıyor. Hadi be köpek, yakala mektupçuyu! Köpek, mektupçunun ayağını ısırıyor. Mektupçu oturup ağlıyor."
"Hiral! Bağırmayı kes." diye seslendi Albo, odadan dışarı çıkmadan sesini duyurmaya çalışıyordu. "Başım ağrıyor."
"Ama abla, mektupçu ağlamayı kesip bize doğru geliyor." dedi Hiral
*ding dang dong*
"Bak, zili bile çaldı." dedi Hiral daha büyük bir neşeyle ve koşmaya başladı.
Albo odasından dışarıya çıktı, heyecansız ve durgun bir şekilde Hiral'in yanına geldi. Bu sefer gelen şey oldukça büyük bir kargoydu. Kartondan yapılmış kargoyu kaldırmaya çalışmadı. Bantla kapanmış kapağı araladı.
"Kim bilir nasıl bir teselli hediyesi çıkacak?..." diye mırıldandı.
"Sürprizzzz!" diye bir ses yükseldi kolinin içinden. Ve iki kol Albo'nun boynuna yapıştı. Ardından koca bir göğüs.
"Raya..." dedi Albo şaşkınlık içerisinde. "Ama sen..."
"Ama ben." dedi Raya kendini göstererek. "Savaş esnasında yazdığımız mektuplar gözden geçiriliyordu. Eğer gelebileceğimi söyleseydim girişlere tuzak kurarlardı."
"E kolinin içini kontrol etmiyorlar mıydı?" dedi Albo olayın şokundaydı. Heyecandan kocaman sırıtmıştı.
"Bunu deneyerek öğrenmiş oldum." dedi Raya, elini ağzına götürüp kıkırdadı. "Ah, bunlar üçüzler miii? En son ki boyları belime kadar gelmiyordu."
"Rayaaaaaa!" diye üzerlerine atladılar üçüzler.
"Abla, sen de büyümüşsün. En son 1.60 kadar bir şeydin." dedi Ciyana.
"Büyümüşte küçülmüşlük yaptığına göre sen Ciyana'sın. Daha altı yaşındayken bütün evde en çok sözü geçen kişi olduğunu hatırlıyorum." dedi Raya ve Ciyana'nın yanaklarını sıktı.
"Liderlik becerim var diye şu ikisini bana mı emanet edeceksiniz yoksa?" diye sordu Ciyana, hevesle zıplayarak. Sorumluluk almak istiyordu.
"Albo bir yere gitmiyor ki." diyerek Ciyana'ya bir çimdik attı Hiral. "Öyle değil mi Albo?"
"Ehh! Hiral sana söylememiz gereken şeyler var." dedi Raya.
Devam Edecek...
Hacebar.
Editör: Embéria Aéris.
Yorumlar
Yorum Gönder