MAÇEVERA- 15
Maçevera'nın ikinci sezonu ilk bölüm.
15: Yeni Bir Başlangıç
"O kadar çok fast food yiyorsun ki yakında gözlerin hamburgere, saçların ise patates kızartmasına dönüşecek Blaze." dedi Ais sessiz bir tonda, kıs kıs gülerek.
"Bilim bu konuda ne diyor Solar?" diye sordu Blaze asık bir suratla, Ais'i işaret ederek.
"Blaze'ler kapatılsın diyor, ne diyecek?" dedi Solar bıkkın bir tonda ve yanında oturan Ais'e yaslandı.
Halilintar ise, tam iki dakika elli altı saniye önce gelen mesajı düşünüyordu. "Saat 19.00'da gerçekten ciddi bir öneme sabip bir konferans olacak. Katılman hem bizim için hem de masum canlılar için çok önemli."
"Maçevera'da toplantı olacakmış. Mesaj atmışlar." dedi Halilintar yavaşça, karşılaşacağı tepkiden korkarak.
"Aaa, gerçekten mi? Bizim niye hiç haberimiz yok?" diye sordu Taufan şaşkın bir ifadeyle.
"Maçevera'ya hepimiz üye olduk, niye sadece sana mesaj atıyorlar?" diye sordu Gempa, o şaşkınlıktan ziyade tedirgin bir ifade sergiliyordu.
"Bence beni sevmediler." dedi Taufan somurtkan bir ifadeyle kollarını birbirine bağlayarak. "Bana deli dediler yaa!"
"Saçmalama hava kafalı." diye homurdandı Halilintar azarlarcasına. Aslında sinirlenmesinin sebebi, onun da en az Gempa kadar tedirgin oluşuydu. "Belki de Açelya gelmemi istemiştir. Her şey olabilir. Ahh, bir de o kızı aklımdan çıkarmaya çalışıyordum..." diye mırıldandı sessizce.
Saat 19.00 olduğunda Halilintar kimseye hiçbir şey söylemeden dışarı çıktı. Maçevera kuruluna gidecekti. Her zamanki, gizlilik açısından tozlu bırakılan girişten geçti. İnsanlar, insanlar bir gariptiler. Değişik giyimler ve farklı gezegenden canlılar yürüyordu.
"Pardon, toplantı nerede yapılacak?" diye sordu Halilintar. Utangaçlığı aşıp bunu sorabilmesi bile büyük bir mucizeydi.
"Her yerde." dedi adam ve gülümsedi. Ardından Halilintar'ın sırtını sıvazlayıp uzaklaştı.
Halilintar tam adamın elini değdirdiği yere dokundu. Hafifçe titriyordu. Yanında kardeşlerinden biri olsun isterdi.
"Sevgili misafirlerimiz ve kurul üyelerimiz!" diye bir ses çıktı hoperlörden.
"Allahuekber!" diye yerinden sıçradı Halilintar. Ardından telaşla sesini duyan olup olmadığına baktı.
"Necat'ın devrilmesini büyük bir sevinçle kutladık. Bu dönemin Necat'ını deviren kişi Halilintar oldu. Ona teşekkür etmek istiyoruz." dedi hoperlör. Tam bu sırada bir adam Halilintar'a yaklaştı ve elindeki mikrofonu ona uzattı. "Bir şeyler söyleyin kahramanımız."
"Errr, ben hiç bir şey yapmadım." dedi Halilintar, gerginlikten dolayı kalbi güm güm atıyordu. "Sadece bir anda orada belirdim. Öncesini hatırlamıyorum bile."
"Bu toplantıyı kurmamızın nedeni ise, yeni bir Necat tespit etmemiz. İlk defa iyiliğin kazandığı zaman bu kadar kısa sürdü."
"Neeee?!" diye bağırdı Halilinta, ardından sesi tüm alanda yankılanınca, mikrofon kendisine bu kadar yakınken bağırmanın pişmanlığını duydu. Kıpkırmızı kesilmişti.
Mikrofondan hafifçe uzaklaştı ve koşmaya başladı. Gördüğü ilk tuvalete girdi. Birinin olup olmadığını kontrol etti. Ardından aynaya baktı. Boynu, kulakları ama özellikle de yanakları fazlasıyla kızarmıştı."Rezil oldum rezil. Bana kahraman dediklerine pişman oldular. Yalan söylüyorlar... Kimse beni orada istemiyor. Açelya benden nefret ediyor..."
Kısa bir panik atak geçirdiğini düşündü. Sıklıkla iyi konumlara gelmiyordu.
Sonra rahatladı ve özgüvenli bir ifadeyle fısıldadı.
"Ben stres yapmam. O Necat'ı bulacağım ve onu tekrar devireceğim."
Devam edecek...
Hacebar
Editör: Embéria Aéris (kiranafuychi.com).
Yorumlar
Yorum Gönder