BLAZE İLE YEDİ GÜN- 5: CEZA

 5: Ceza

"Hayırrr buna katlanamammmmm!" diye bağırdı Blaze ve Gempa'nın ayaklarına tutundu. "Yapmaağğğğ, sen çok iyi bir annesinnnn. Sen ceza vermeyen bir annesinnnn!"

Gempa kendi kendine gülüyordu ancak Halilintar'a, bacağında bir koala ile yakalanacağını düşünmemişti.

"Ne oluyor burada?" diye sordu Halilintar ifadesiz gözlerle ve Blaze'i yakasından tutarak ayağa kaldırdı.

"Blaze'e okuldan gelen şikayetlerin bir günlük ekran cezasına mal olabileceğini söyledim." dedi Gempa ve tekrar güldü. "Şu anda da kendini acındırmaya çalışıyor."

"Aman ne güzel." dedi Halilintar ve parmaklarını kaldırdı. "Üçe kadar sayıyorum Blaze, bir an önce şunu kesmezsen cezan dörde katlanır. Bir, iki ü—"

"Sayamazsın Haliii!" diye bağırdı Blaze. Parmağını ona ve Gempa'ya doğrultarak, "Sen benim babam değilsin ve sen de annem değilsin. Neden her şeyime karışıyorsunuz?" dedi ve yıllardır içinde tuttuğu her şeyi ortaya dökerek, isyan etti.

"Ne diyorsun Blaze, ben annelik taslamıyorum." dedi Gempa hafifçe kızararak. Blaze ise eliyle konuşmasını taklit etti.

"Sizi bilmem ama ben aynı yaşta olduğum iki kişi tarafından küçük düşürülmeyeceğim." dedi Blaze kaşlarını çatarak. "Bu hiç havalı değil."

"Hiç havalı değil. Küçük beyimiz ne emretmişti?" dedi Halilintar alaycı bir şekilde ve Gempa'nın aksine etkilenmemiş bir şekilde ona baktı. "Dört hafta az geldiyse uzatabilirim, biliyorsun."

"Gidip kendi evimi kuracağım. Bu saçmalıkların hepsinden kurtulacağım." dedi Blaze ona aldırmadan. "Ve ben küçük bey değilim." Ardından montunu alıp evden çıktı. 

Halilintar, haylaz çocuğun arkasından gitmeye hazırlanan Gempa'yı durdurdu. "Boş ver, akşam yatmaya gelecek nasıl olsa?" Ardından odasına çekildi.

Gempa'nın endişesi ise hala sürüyordu.

...

Blaze ağaçları tekmeledi, çimenleri yoldu. Öfkesi yatışınca derin bir nefes aldı.

"Artık onlara ihtiyacım yok..." diye düşündü. "Ben artık özgürüm."

Ardından koşmaya başladı. Kaldırımdaki asfalt bitene kadar koştu. Yorulunca toprağa uzandı. Birkaç kez yuvarlandı. Biraz sonra doğrulup oturdu ve kuşları seyretmeye başladı.

"Kırk yıllık evimi bırakıyorum." dedi karşısında biri olmamasına rağmen. "Onda da tabletimi yanıma almıyorum. Aferin bana."

İki parmağını birleştirip sanki elinde tablet tutuyormuş gibi durdu. "Vıcıvvıcıı tatatatam ciyuv cıssss!"

(Etrafından geçen insanlar bu çocuk deli mi diye düşünüyorlar)

Hava kararmıştı. Blaze garip bir şekilde boş hayaller kurup, köpekleri korkutarak beş saat geçirmişti. Şimdiyse yatacak bir yer arıyordu. Ancak kimse Blaze'in evi terk etme ihtimaline karşı şehrin ortasına bir yatak dikmemişti.

O da bir ağacın dibine kıvrıldı.

...

Ertesi gün Blaze evin zilini çaldı. Kapıyı açan kişi Ais'tı.

"Blaze sen ne zaman evden çıktın?" diye sordu Ais neredeyse şaşırmamış denebilecek kadar sakin bir sesle ve uzun uzun esnedi. Kardeşinin geceyi ağacın dibinde geçirdiğinden haberi yoktu.

"Bir şey yok Ais." dedi Blaze kısaca ve içeri girdi. "Tabletimi alıp çıkacağım ve bir daha beni görmeyeceksiniz."

"Ne?" dedi Ais boş gözlerle ve yine saçmaladığını düşünmüş olacak ki, umursamaz bir ifadeyle içeri girdi 

"Ahh, beni kalmaya zorlama Ais. Kalmamı istemediğinizi biliyorum. Ve ben de özgür olmak istiyorum." dedi Blaze hızlı hızlı konuşarak. Sonra durdu ve biraz çocuksu bir şekilde, "Sen olsan kalır mıydın?" diye sordu.

"Seni bilmem ama ben halimden memnunum." dedi Ais ve kanepeye uzandı.

"Üff Ais, çok sinir bozucusun. Neden kalmak zorundayım ki? Beni buna zorlayamazsınız. Senin yüzünden o Pikachu'nun nutuklarını dinlemek zorunda kalacağım. Oysaki dışarıda çok eğlenmiştim." dedi Blaze fakat büyük bir sevinçle yatağına koştu. Bir daha evden kaçmayacaktı

"Verebileceğim her türlü cezadan daha büyüğünü aldın Aze..."

Devam Edecek...

Hacebar.

Editör: Embéria Aéris. Editörün yazdığı versiyonunu kiranafuychi.com'da, Blaze İle Yedi Gün etiketinde bulabilirsiniz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MAÇEVERA

MAÇEVERA- 2

MAÇEVERA- 14 (FİNAL)