TAUFAN İLE YEDİ GÜN- 2: KEDİLER
2: Kediler
Halilintar akşamları evden çıkmaktan pek hoşlanmazdı. Oturma odasındaki bilgisayarın önünde otururdu. Yatağın üstünde telefona bakarak otururdu. Mutfakta bir şey yemek üzere otururdu. Sonuç olarak oturacak bir yer bulup otururdu diyebiliriz.
Ancak o akşam Halilintar evden çıkmıştı. Bu alışılmadık bir durumdu ve bu durumda birkaç ihtimal vardı.
1: CANI DEĞİŞİKLİK YAPMAK İSTEMİŞTİ.
2: Açelya'nın da olduğu bir toplantıya gitmişti.
3: Eve gelirken kedileri beslemeyi unutmuştu.
Bunu ilk önce Taufan fark etti. Gereksiz olsa da üç maddeyi mini bir deftere not aldı. Biraz düşündü ve kedileri uzun zamandır sevmediğini hatırladı. Alelacele montunu giydi ve evden çıktı.
Taufan akşamları evden çıkmaktan pek hoşlanmazdı. Oturma odasındaki bilgisayarın... Hahaha tamam şaka şaka. Taufan sabah akşam fark etmez, dışarı çıkmaya bayılır.
Taufan, gizlice bir duvarın arkasına saklandı ve kedilerin minik kulübesine yaklaştı. Bir kedi yerde yuvarlanırken diğerleri tatlı bir oturuş sergiliyorlardı.
"Kedicik." dedi Taufan—fısıldamayı hedeflerden sesinin bu kadar yankılanmasını beklemiyordu.
"Miyav"
"Miyav"
"Fazla tatlı." dedi Taufan bu sefer sesine hakim olabilerek. Kediciklere kendini belli etmemeye çalışsa da 'miyav' sesleri bunu reddediyordu.
Derken buz devrindeki "Dünya'nın sonu geldi buzullar, buzullar" diye şarkı söyleyen dodo kuşları gibi kediler muhteşem bir yürüyüş sergilediler.
"Miyav"
"Miyav"
Ve tramplenin üzerinden hoplayarak havuza dalıyormuşçasına Taufan'ın üstüne atladılar. Minik gözlerini kocaman açmış kediler Taufan'ın üstünde hoplamaya başladılar.
"İnanamıyorum. Halilintar'a benzemenin iyi bir yanı varmış." dedi Taufan kedilerden birini kucağına alırken. "Beni o sandılar."
Taufan kedilerin arasında kahkahalar atarken, köşede biri göründü. Şefkatle kedileriyle oynamaya gelmesine rağmen, şuan öfkeli görünen biri.
"Halilintar..." dedi Taufan- gerilmişti ama belli etmemeye çalışıyordu. Kedileri yere bıraktı. "Sensiz çok güzel eğleniyorduk."
"Belli." dedi Halilintar sinirli bir tonda ve kedilerden birini kucağına alıp okşadı. Sanki tüm öfkesini kediden çıkarıyormuş gibiydi. Ama nasıl oluyorsa bu kediye olan şefkati ve sevgisiyle gerçekleşiyordu. "Vanily." dedi ve kediyi kucaklayarak, yukarıya doğru tuttu.
"O Vanily miydi? Ben Angin sanmıştım." dedi Taufan kuyruğunu sallayan kediyi işaret ederek. "Olsun yine de çoooooook tatlı." dedi ve tekrar kıkırdamaya başladı.
"Eee—sen niye buradasın?" diye sordu Halilintar sorgulayıcı bir ifadeyle.
"Senin nerede olduğunu merak ettim sadece." dedi Taufan oldukça hazır cevap bir şekilde.
"Gerçekten mi?" diye sordu Halilintar gerçek bir şaşkınlıkla. Sonra her zamanki nötr ifadesine geri döndü. "Bu seni hiç ilgilendirmez."
"İlgilendirir ilgilendiriiir." dedi Taufan bilmiş bir ifadeyle, kollarını birbirine bağlayarak. Ardından kucağına yatan kediyi bıdığından sevdi. "Değil mi kedicik?"
"Miyav..."
(Sizce ne demek istedi?)
Hacebar.
Editör: Embéria Aéris (kiranafuychi.com).
Editörün notu: Bu serinin Embéria versiyonunu kiranafuychi.com'dan okuyabilirsiniz.
halilintarla tek farkımız kedi sevgisi olabilir... kedileri sevmiyom. iyi hikaye. 9/10
YanıtlaSilHer halinin Halilintar'a benzemesi gerekmiyor :)).
YanıtlaSilTeşekkür ederiz.