MAÇEVERA- 11
Blaze gitmişti. Her zamanki başına buyruk haliyle kimseye haber vermeden kuş olup uçmuştu. Kardeşlerin sayısı birer birer azalıyordu. En başında sekiz kişilerdi. Halilintar yok olmuştu, Taufan'la Gempa kaçırılmıştı, Blaze gitmişti. Şimdi dört kişi kalmışlardı.
Dört kişi bir plan kurmuşlardı. Polis ofisinin önünde nöbet tutuyorlardı. Atıf'ın o kapıdan atacağı adımı dört gözle bekliyorlardı.
Tabii gelirse.
"Yok ya, bunun geleceği yok." dedi Beste ve beş yaşındaki bir çocuk gibi oflyarak yere oturdu.
(Y.n: Ayy canım torpillim. Ofladın mı sen. Merak etme gelir bir gün.)
İşte o sırada Atıf kollarını sallaya sallaya kapıdan çıktı. Kardeşlerinin tuzaklarına yavaş adımlar attı. Dar bir köşeye kadar yürüdü. İşte o zaman kardeşler ortaya çıkabildi.
"Haksızlık yaptığını biliyoruz." diye atıldı Duri ve sinsice kıkırdadı.
"Tesim ol." dedi Beste ve o da sırıttı. Konuşmamayı tercih eden Ais'e değişik bir bakış attı.
Atıf önce kendini sıkıştırdığını iddia eden çocuklara baktı. Ciddiyetini bozmamaya çalıştı. Ama kahkaha atmak durumunda kaldı. "Şu sıfatlara bak ya, siz kendinizi ne sanıyorsunuz?" diye gülmeye devam etti.
Reklamlar
Embéria Aéris kişisel editörümüz. Kendi blogu var ve sıklıkla güncelleme yapıyor. kiranafuychi.com sitesinden erişim yapabilirsiniz.
(Editör: Bu reklamı ben yapmadım, haberim yok. Suçlama kabul etmem, e-posta kutumu boş yere doldurmayın.)
Reklamlar bizi burada da buldu diyenler. Devam edelim mi?
"Asıl sen kendini ne sanıyorsun?" diye tersledi Solar ve havalı bir giriş yapıp, gücünü ortaya çıkardı. Diğerleri de aynısını yaptılar. Atıf ise elindeki tek tabancayla, şehrin kahramanlarından kendini korumayı beceremeyecek gibiydi.
Köşeye sıkıştırılan adama bir bakış attılar. "İnsanlarla savaşmak çok sıkıcı. Fazla narinler. Oysa canavarları uzaya kadar fırlatsak bile ölmüyorlar." diye söylendi Solar.
"Amma da havalandın sende!" dedi bir taraftan gülmemeye çalışarak trip atarcasına kızdı Beste.
"Konuyu değiştirmeyelim. Yaa o kankan Dübeys'i kardeşlerimizi bırakmaya zorlarsın. Ya da..."
"Ya da her gece sana musallat oluruz." dedi Duri ve ellerini öne uzattı. "Böğğğğ"
Açıkçası etrafındaki dikenli köklerle, gerçekten musallat olabilecek bir canavara benziyordu.
Atıf Duri'nin bakışlarına anlam vermeye çalıştı. Her ne kadar çocuksu tepkilerini garipsese de kendi canını düşündüğü için korkabiliyordu. Ya da korkmak için kendini zorluyor gibi bir şeydi. Birkaç dakika düşündü. Diğerleri de onun düşünmesini bekledi.
En sonunda "Dübeys'le konuşurum" deyip bu durumu sonlandırmak istedi.
Hangi aklı başında insan elemental kardeşlerle uğraşmak isterdi ki?
Devam edecek.
Yazar: Hacebar.
Editör: Embéria Aéris (kiranafuychi.com).
Yazar notu: Halilintar da yok, Gempa da. Olgun karaktersiz kimin bakış açısını alıp yansıtacağım ben?? Ağağğağağğağa! Öhö öhö, hmm nerede kalmıştım? Çığlık atıyordum. Ağağağğaa!
Editör notu: *kamera kendisine çevrilince, kalemini defterini alarak kaçar.*
Yorumlar
Yorum Gönder