MAÇEVERA- 5

5: Sert Bir Hatırlatma

"Gücümü kullanamıyorum"

Gempa korku dolu gözlerle kardeşine bakakalırken, ihmal ettiği bilgiyi düşündü.

"Sakın unutma AÇE..."

Artık harekete geçme vaktiydi. Duri'ye cevap vermeden, sessizce yanından ayrıldı. Yalnız kalmaya ihtiyacı vardı.

***

“Hadi Taufan senin karakterin güçlü. Göster onlara gününü.” diye bağırdı Blaze hırçın bir ifadeyle, bir yandan oynarken, kardeşinin omzunu iterek.

Video oyunu oynuyorlardı.

“Evet güçlüyümdür ama bir o kadar da akıllıyımdır.” dedi Taufan kısa bir an filozof gibi bir ifadeyle gözlerini kapatarak ve göğsünü hafifçe kabarttı. Sonra aynı hızla oyuna geri döndü.

“Yav, neyse işte” diye homurdandı Blaze huysuzlanarak. “Al işte kaybettik! Üff...”

“Ha ha ha.” Beste önce kıkırdadı, sonraysa daha fazla tutamadığı bir kahkaha patlattı ve, “Sizi dışarıdan izlemek çok zevkli.” diyerek heyecanla ayaklarını kanepeye vurdu.

“Komik mi görünüyoruz.” diye sordu Taufan boş boş bakarak. “Eğer öyleyse bu şu Karabatağın suçu.” dedi ve tekrar, kendine has neşesiyle gülerek Blaze’in üstüne atladı. 

Bu tatlı ortamı rahatsız edecek bir sinek bile uçmuyordu. Kargalar gaklamıyor ve bir sinema oynatılıyormuşçasına olan biteni izliyorlardı.

Ama Halilintar olan biteni görmüyor, daha doğrusu delirmiş gibi davranıyordu. Kapıyı çat diye, çarparak açtı. “Üç defa sarı, beş defa siyah, sonra bir kez sarıda dur, sonra yedi kez kırmızı, ardından iki defa mavi.” Mırıldanmayı kesmemişti. Daha doğrusu rüyasında bile aynı şeyleri duyuyordu.

Hatırlamadığı o günde ne olduğunu hatırlamıyordu. Ancak altıncı hissine güvenmek gerekirse, öyle kötüydü ki, beyni ona hatırlatmak istemiyor gibiydi. Ya da... İçten içe gerçekten hatırlamak istemeyeceği bir şeydi.

"Halilintar, sen iyi misin?” diye sordu Beste, sorgulayıcı bir bakış atarak. Saçlarını arkaya attı ve başka hiçbir şey sormadan, gülümsemesine rağmen ciddiyetle kardeşine baktı.

“Be-ben mi? Gayet iyiyim. Hatta muhteşem hissediyorum.” diye geveledi ve olabildiğince hızlı davranarak oradan kaçtı. Ancak dudaklarının kenarında bir tebessümün bile nadiren oluştuğu biri olarak (nadir ama olsun), neşeli hareketler yapmaya çalışıyor olması bile kuşku verici, bir şeyler sakladığının bir göstergesiydi. 

Diğerleri onun bu tuhaf denebilecek davranışından dolayı apışıp kalmıştı. Bir süre oyununun cızırtılı sesi ile öylece oturdular.

Sonra bağırıp çağırmalar.

Komşuları değil dünyanın diğer ucunda oturan bir kişiyi kapıya getirecek sesler.

“Ne oluyor?!” diye bağırdı Gempa, kapıyı çat diye kırarcasına açarak (e.n: bu kapılar da hep kapalı mı yazar?).

“Eeh, genel kardeş kavgaları” dedi Beste sıkkın bir ifadeyle. “Gerçi bu sefer baya büyüdü. Birbirlerine yapışık dolaştıklarını görmesem düşman sanacağım.”

“Blaze'le Taufan mı?” diye sordu Gempa kaşlarını çattı. Bunu garipsememek elde değildi doğrusu.

...Aslında garipsediği şey ikisinin kavga etmesi değil, o kalın ve ciddi sesin Taufan’dan geliyor olmasıydı. Neşeli ve genellikle ince bir sese sahip olan Taufan ciddiyken... Gerçekten garipti.

Gempa şakağını ovuşturarak iç çekti -bu yorgunken ve stresliyken sık sık yaptığı bir hareketti-, bir kardeş kavgasını daha kaldıracak durumda değildi. Elindeki okunamayan nota baktı.

Kaç gündür tamamen silinmesin diye eline sabun sürmüyordu. Her ne kadar kendi halinden iğrensede telaşı diğer duyguları bastırıyordu.

Boğazını temizledi ve onun bu hareketi üzerine hepsi kendisine bakınca, hafifçe gerildi.

“Ya-yarın alışverişe gidelim.” diye teklifte bulundu Gempa, tedirginliğini belli etmemeye çalışarak ve sessiz sedasız bakışlarını diğerlerinin üzerinde gezdirdi.

“Ben gelmesem?” dedi Ais sakince, uykulu bir ifadeyle yarı uzandığı koltuktan bakarak. “Hem yediz değil miyiz? Aynı kıyafetten iki tane alırsınız olur biter.”

“Espri anlayışına hayranım Ais, ama hayır.” dedi Gempa normal görünmeye çalışarak, zorla gülümserken.

Çünkü asıl istediği alışveriş değil evden uzaklaşabilmek, konum değiştirebilmekti. 

Devam edecek...

Hacebar.

Yazarın Notu: Sonraki bölüm için şimdiden özür diliyorummmm DX 

Editör: Embéria Aéris (kiranafuychi.com).

Editörün Notu: e.n yazdığım kısımlar dışında tüm notlar Hacebar'a aittir. Editler, anlam bozukluğu olan cümleler, ucu açık kalmış kısımlar, sıkışık paragraf ve noktalama işaretlerinden ibarettir. Lütfen beni övmeyin. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MAÇEVERA

MAÇEVERA- 2

MAÇEVERA- 14 (FİNAL)