Stok ücreti

  
 Mahallenin derinliklerinde belediye başkanı umutsuzca yürüyordu. Etrafına bakıyor ofkayıp pufluyordu. Asfaltı yaptırmamasına rağmen ayağına çamur bulaşmamıştı. Sadece yürüyor ve insanları yan gözle gözetliyordu.
    "Başkanım. Başkanım" belediye başkanı görmezden geldi yanına gelen şikayetçiyi. Çabalıyordu mahalleyi güzelleştirmek için ama olmuyordu işte.
   "Başkanım kıtlık sıkıntısı devam ediyor. Herkes bakkal önünde sıra olmuş ama sadece tuvalet kağıtları var."
    Belediye başkanı "Git başımdan" dedi. Düşünmesine izin verilmeden sıkıntıları nasıl çözecekti ki. Kıtlık mıtlık yoktu sadece bazıları fazla oburdu.
   Belediye başkanı telefonu açtı ve bir şeyler mıy mıyladı. Bir süre cevap için endişelenip kararsızlığı gömüldükten sonra "tamam" deyip telefonu kapattı.
   Ertesi gün büyük gürültülü ses nedeni ile herkes sabahın köründe kalktı. Sesin nereden geldiğine koştular. Gördükleri şey karşısında mahallenin ortasına ne düşse daha komik olabilirdi düşüncelerine daldılar. Ağızları bir deve kuşu yumurtası kadar açıldı. Çünkü bu 1000 kg koca bir pastaydı.
   İnsanların yüzü gülücüklerle doldu. Kaç gündür aç aç yapıyorlardı. Bir zeytini üçe bölüp her öğrün üçte biri ile besleniyorlardı. Pastaya dalmak üzere iken belediye başkanı gür mikrofonu ile konuşmaya başladı.
   "Sevgili aç komşularımız. Bu pasta bizim açlık sorunumuzu giderecektir." Dedi belediye başkanı.
   Herkes heyyolara karıştı. Belediye başkanının arkasındaki pastacı hariç.
   "Bu miktarı kendiniz ödeyecek kadar zengin olmadığınızı düşünmüştüm." Dedi pastacı.
   Belediye başkanı görmezden geldi. Pastacı dikkat çekmek amacı ile öksürdü. Ancak belediye başkanının umrunda değildi.
   "İzninizle paramı alıp gitmek istiyorum." Dedi pastacı. Belediye başkanı cevap vermeyince sinirden köpürdü.
   "Lütfen" diye tekrarladı.
   "Önümden çekil adam." Dedi belediye başkanı ve ücreti ödemeden pastaya daldı. Yüzü krema olan belediye başkanı kimsenin dikkatini çekmedi.
   "Son kez istiyorum" dedi pastacı sakinliğini korumaya çalışarak. "Lütfen ücreti ödeyin aksi taktirde sonuçlarına katlanırsınız." Dedi pastacı
   "Ne yapacaksın" diye güldü belediye başkanı.
   Tam o sırada bir haraketlilik oldu. Pastanın içinden bir kol çıktı ve belediye başkanını içine çekmeye başladı. Belediye başkanı şekere tutunarak dayanmaya çalıştı.
    "Dur dur onu" diye çığlık attı belediye başkanı.
    "Sana sonuçlarına katlanabileceğini söylemiştim." Dedi pastacı
    "Dur dur onu bu bir emirdir." Diye tekrarladı belediye başkanı. Pasta yiyen herkes pastadan uzaklaştı.
    "Kime emrediyorsun. Bu koca pasta gökten mi düştü sanıyorsun. Onu yapanın daha neler yapabileceğini bilmiyor musun?"
    Bu sefer pastacı belediye başkanını görmezden geldi. Ortamdan kayboldu. Tabii belediye başkanı da pastanın içine gömüldü.
    Cesur birkaç kişi pastayı kazıp belediye başkanını bulmayı başardılar. Neyseki çok uzun sürmemişti. Belediye başkanını hastaneye taşıdılar ama peki ya onu içine çeken el neredeydi. Bu sonsuzadek sır kalsada bilinen en kesin şey pastanın nefis olduğuydu.

Hatice Ebrar DÜRÜYEN
Yazan ve Resimleyen
    
   



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MAÇEVERA

MAÇEVERA- 2

MAÇEVERA- 14 (FİNAL)