Gazze usülü kek
"Biraz süt biraz yumurta harika gidiyor çocuklar."
"Gizli malzemeyi ne zaman söyleyeceksin Keki" dedi Amine
"Gizli malzeme mi" diye haykırdım.
Keki'nin nasıl böyle kekler yaptığı ortadaydı öyleyse. Gerçek ismi bu değildi. Ama harike kekler yaptığı için bütün şehir ona bu ismi vermiştik.
"Neyi kastettiğimiz bilmiyorum çocuklar."
"Hayır, biliyorsun" dedi Amine masanın üstüne çıkarak.
Keki, Amine'yi görmezden geldi. Biraz şeker attı.
"Onu nerede pişireceksin." Dedim. "Henüz fırın alacak parayı bulamadım."
Keki, kaseyi bir çıkıntıya yerleştirdi. Yanında biraz odun ve kömür koydu.
Amine çığlığı bastı "Yapma evi yakacaksın. Küçük kız halının üstünde daireler çizdi. "Yada sadece gizli malzemeyi atacaksın." Dedi daireler çizmeyi bıraktı. "Doğruyu söyle tahtaları o yüzden koydun öyle değil mi."
Keki ile kahkağalara boğuldum. Amine'nin bize kızgın bakışlarını gördükçe kendimi gülmekten alıkoyamıyordum
"Bence kardeşler birbirinden sır saklamamalı." Bu sefer gayet ciddiydi ama ben değildim. Bu çocuk bacak kadar boyuyla nasıl bu kadar ciddiyetleşebilirdi. Ve hangi insan buna gülmeyebilirdi.
Keki elini bir yapıp ağzına götürüp "şşşşş" dedi. Haklıydı. Bu işi sessiz yapmalıydık. Yoksa bazı askerler keyfinizi yine kaçıracaktı.
Keki ateşi yakmayı başardı. Kekin kokusu bütün eve yayıldı. Keki, kaseyi fırından çıkardı. Amine ile ben hemen çatal kaptık. Tabii bu kısa sürmedi. Kek yaparken bütün ev birbirine giriyordu. Ancak Keki, bizim önümüze sadece bir dilim koydu.
Tabii kalanını kendi yiyecek cimri kız.
"Onu bitirebileceğine emin misin?" Dedi Amine önündeki dilim bitmeden Keki'ninkine özenmişti.
"Aslında bunu dağıtmayı planlıyordum." Dedi Keki. "İnsanlar aç ve susuz."
Amine'de bende başımızı karınca varmışçasına öne eğdik.
"Ben bunu çadır alanına götüreceğim." Dedi Keki. Şalını üstüne attı.
"Bende geleceğim." Diye öne atladı Amine. Bende ardından umutlu gözlerle Keki'ye baktım.
"Hayır siz daha çok küçüksünüz." dedi Keki. Sanki o değildi. Ayrıca ben küçük müçük değildim. Geçen hafta dokuz yaşına girmiştim.
Keki kapıyı en sessiz şekli ile kapatıp açtı. Amine ile bende pencereye koşup ablamı izledik.
"Hey askerler oradalar." Dedi Amine korkuyla.
"Onlar bize bir şey yapamaz" dedim "Hadi dil çıkaralım" dilimi sonuna kadar çıkardım. Benim dilim evdekilerin en uzun dillisi bendim. Dilimi burnuma bile değdirebiliyordum.
Amine'de bana katıldı. Gazze'nin masum çocuklarıydık biz. İsrail'in onca uğraşına rağmen hiçbir zaman birlik ve beraberliğimizi kaybetmeyecektik...
Hey durun. Sakın diğer hikayeye geçmeyin. O kadar anlatmışım bir kendimden bahsetmemişim. Ben Hacer. Savaş bu aralar çok derin. Geceleri bir düzgün uyuyamıyoruz seslerden dolayı. Ama korkmuyoruz. Allah bizimle.
Hatice Ebrar DÜRÜYEN
Yazan ve resimleyen
Yorumlar
Yorum Gönder